Ana içeriğe atla

HUZUR

 
    Ben kendime dolmuş, hep başkasına taşmışım dediğim an huzuru öğrendim... Ve huzurumu gerçekten bozmak istemediğimde hiç kimsenin buna gücünün yetmeyeceğini... O gün bugündür herşey olabilir dinginliği var içimde, çevremde sevdiklerim, bir de zaman zaman kendimi dinlediğim doğaya kaçışlarım...

    Bir ağaç gölgesinde oturmak, suyun akışına takılmak, gökyüzünün mavi tonuna hayretle bakmak, daha içten sevebilmek, daha iyi hissetmek... Yeryüzüne sadece bu sebeplerle bile gelmiş olabilirim kimbilir...


Bu blogdaki popüler yayınlar

MOTİVASYON ÜZERİNE

            Kendini anlamakla artar motivasyon ve benliği tanımakla başlar yeni bir hayat...İyi insan olmayı bir kenara bırakmalı bazen, sadece insan olmayı sürdürmeli... Öfkeyi, kızgınlığı, kırgınlığı, üzüntüyü de derin yaşamalı kararınca, her zaman sevgiyi, şefkati, mutluluğu değil! Tek başına savaşmalı kişi kendisiyle, önce kendisini anlamalı, başkasını değil... Çok seviyorum dediği dünyalık herşeyi bir kenara koyup, alışkanlıklarını bir kenara bırakmalı.       Kendini yeniden resmedip, kendi aydınlığını kendisi yaratmalı... Biraz boğulmalı zihin karmaşasında, biraz yoğrulmalı ama her seferinde yıkıntılar arasından üzerinin tozunu kendisi çırparak daha güçlü doğrulmalı...  Mucize arıyorsanız, mucize sizsiniz!

GÜNE NOT

Bazı sokaklarda, bazı anlarda bir adım da olsa hayatıa kattığınız değerle önde yürümelisiniz, aksi takdirde sadece gölgede kalırsınız. Gülcihan Sinem ÖZTÜRK  

ANLAŞABİLMEK

  Bazen zamana bırakırız olmasını istediğimiz şeyleri, zaman her şeyin ilacı diyerek erteler, öteleriz. Hâlbuki zaman sadece unutmayı öğretir, yok saymayı, yokluğa alışmayı… Sevilen ne varsa zamana emanet edilmez, görmezden gelinmez ve vazgeçilmez. Bu yönüyle ele aldığımızda sevebildiğimiz, değerini bildiğimiz ne kadar az şey olduğunu gördüğümüzde insan olarak tabi ki şaşırıyoruz. Değer verdiğimizi düşündüğümüz pek çok şeyi ne kadar ertelemişiz, ne kadarından vazgeçmişiz meğer önce sevdiklerimizden sonra da kendi doğru bildiklerimiz ve kendimizden… Bunu fark ettiğimiz an daha duru bir kalple yaşamaya başlıyoruz fakat çoğu zaman iş işten geçmiş oluyor… Önce yasını tutuyoruz geride bıraktığımız her şeyin ve herkesin, sonra acısını çekiyoruz ve bir yerden sonra tekrar ellerinden tutuyoruz özlediklerimizin araya hiç zaman ve mesafe, hiç kimse girmemiş gibi… İstiyoruz ki kaldığı yerden devam etsin bazı şeyler ertelenmesin, kırıldığı yerden yeşersin bütün güzellikler ama bu beklentiy...