Ana içeriğe atla

BAŞARI ÜZERİNE

    Kimine göre pek çok işi bir arada yapabilme kapasitesi, kimine göre ise; bir şeylerin üstesinden gelerek önceki halinden bir adım önde olabilme potansiyelidir; başarı dedikleri…

    Şans; her şeyin gerçekten yolunda gitmesi, birilerinin ya da bir şeylerin üstesinden gelmeniz gereken işlerde size yardım etmesidir…

    Bazı yollar yürünür, bazı hedeflere ulaşmak için ise elden gelen her şey yapılır. İşte tam da bu noktada hepimize düşen şey şu; tüm öfkemiz,  tüm hayal etmelerimiz, tüm başarısızlıklarımız, tüm yarı yolda kalışlarımız erteler bizi… Bunların hepsi aslında başarıya giden yolun çok da düz olmadığının, bazen de zorlukların, dağların ve dikenli yolların aşılması gerektiğinin bir göstergesidir. Dışarıdan bakıldığında ise başarı çoğu zaman şansın basit bir getirisi ya da sonucu gibi görünür, çünkü sizin yürüdüğünüz yolda yürümeyen, sizin gibi düşünemeyen, yaşadığınız şeyleri yaşamayan, o zorlukların üstesinden gelmeyen insanlar sizin bu yolları tam olarak nasıl kat ettiğinizi bilemezler ve bunu tamamen bir şans olarak algılayabilirler. Hâlbuki tüm bu süreçteki deneyim defalarca tekrar edilmiş, yenilgi ve başarısızlıklar artık buruk bir lezzete dönüşmüştür. Hatta belki de tat vermez olmuştur. Denize defalarca olta atılmış; Kısmet olur mu? Her şey yolunda gider mi? Daha iyi yapılabilir mi? Pek çok cevapsız soru ardı ardına sıralanmıştır… Elinden geleni yapıp sabretmek gerekir ki; güzelleşsin tüm ihtimaller ya da artık istemediği yerde vazgeçmek erdemdir, boşa harcanmasın çaba ve hevesler…

    İnsan kendine göre yaşar anlarını, istediği şeyler için vazgeçer pek çok şeyden ve sadece ulaşmak istediği için çabasına değer… Başarıyı getiren şans değildir. İstemek, üretmek ve emek vermek gerekir. Hiçbir başarılı fikir tesadüfen ortaya çıkmaz, öncelikle çaba gösterip, meyletmek elzemdir.

Bu blogdaki popüler yayınlar

MOTİVASYON ÜZERİNE

            Kendini anlamakla artar motivasyon ve benliği tanımakla başlar yeni bir hayat...İyi insan olmayı bir kenara bırakmalı bazen, sadece insan olmayı sürdürmeli... Öfkeyi, kızgınlığı, kırgınlığı, üzüntüyü de derin yaşamalı kararınca, her zaman sevgiyi, şefkati, mutluluğu değil! Tek başına savaşmalı kişi kendisiyle, önce kendisini anlamalı, başkasını değil... Çok seviyorum dediği dünyalık herşeyi bir kenara koyup, alışkanlıklarını bir kenara bırakmalı.       Kendini yeniden resmedip, kendi aydınlığını kendisi yaratmalı... Biraz boğulmalı zihin karmaşasında, biraz yoğrulmalı ama her seferinde yıkıntılar arasından üzerinin tozunu kendisi çırparak daha güçlü doğrulmalı...  Mucize arıyorsanız, mucize sizsiniz!

GÜNE NOT

Bazı sokaklarda, bazı anlarda bir adım da olsa hayatıa kattığınız değerle önde yürümelisiniz, aksi takdirde sadece gölgede kalırsınız. Gülcihan Sinem ÖZTÜRK  

ANLAŞABİLMEK

  Bazen zamana bırakırız olmasını istediğimiz şeyleri, zaman her şeyin ilacı diyerek erteler, öteleriz. Hâlbuki zaman sadece unutmayı öğretir, yok saymayı, yokluğa alışmayı… Sevilen ne varsa zamana emanet edilmez, görmezden gelinmez ve vazgeçilmez. Bu yönüyle ele aldığımızda sevebildiğimiz, değerini bildiğimiz ne kadar az şey olduğunu gördüğümüzde insan olarak tabi ki şaşırıyoruz. Değer verdiğimizi düşündüğümüz pek çok şeyi ne kadar ertelemişiz, ne kadarından vazgeçmişiz meğer önce sevdiklerimizden sonra da kendi doğru bildiklerimiz ve kendimizden… Bunu fark ettiğimiz an daha duru bir kalple yaşamaya başlıyoruz fakat çoğu zaman iş işten geçmiş oluyor… Önce yasını tutuyoruz geride bıraktığımız her şeyin ve herkesin, sonra acısını çekiyoruz ve bir yerden sonra tekrar ellerinden tutuyoruz özlediklerimizin araya hiç zaman ve mesafe, hiç kimse girmemiş gibi… İstiyoruz ki kaldığı yerden devam etsin bazı şeyler ertelenmesin, kırıldığı yerden yeşersin bütün güzellikler ama bu beklentiy...